Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi

Ceza yargılamasında hakimin takdir yetkisi hukuk yargılamasına kıyasla oldukça dardır. Her somut olayın özelliğine göre kanunilik ilkesi gereği ancak ve ancak kanunda düzenlenmiş suç türüne uyan fiiller hakkında ceza hükmü kurulabilir. Hakimin ceza yargılamasında TCK’da düzenlenmemiş bir fiili suç olarak kabul etmeye ve buna göre hüküm kurmaya yetkisi bulunmamaktadır. Ceza yargılamasında kıyas da mümkün değildir.

MADDE 61. – (1) Hakim, somut olayda;

a) Suçun işleniş biçimini,

b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,

c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,

d) Suçun konusunun önem ve değerini,

e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,

f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,

g) Failin güttüğü amaç ve saiki,

Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.

(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.

(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.

(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.

(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.

(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.

(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz.

(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.) Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.

(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.

(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.

Bir somut olayda işlenen suçun her zaman aynı biçimde ve aynı yolla işlenmiş olması mümkün değildir. Her olay kendine has özellikler barındırır. Hakim ise somut olayla uyuşan ve kanunda düzenlenmiş suç fiiline dair hüküm verirken değerlendirmesi gereken birtakım kriterler bulunur. Bu kriterler somut olayın özelliğine göre değerlendirilir. Bu kriterler arasında suçun nasıl işlendiği, hangi vasıtalarla işlendiği gibi somut olayın cereyan ediş tarzı göz önünde tutulur.

Kanunda suçların cezası belirlenirken net olarak bir süre verilmeyip süre aralığı verildiği görülür. Bu aralığın varlığının nedeni, hakime somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yaparak temel cezayı belirlemesi için takdir yetkisi verilmiş olmasıdır. Hakim temel cezayı belirlerken 61. maddedeki kriterlerden yararlanarak alt ve üst sınırlar içerisinde hüküm kurar. İlk önce temel ceza belirlenecek, daha sonra olası kast yahut bilinçli taksir durumları varsa temel ceza üzerinden indirim yapılacaktır. Somut olayda hem artırım hem de indirim sebeplerinin birlikte bulunması halinde, önce artırım daha sonra indirim yapılacaktır.

Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmi beş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.

(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.

Halk arasında “kravat indirimi” olarak da bilinen takdiri indirim düzenlemesi 62. maddede yapılmıştır. Bu maddeye göre ancak ikinci fıkrada belirtilen failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak failin işlediği suçun cezasının hafifletilebilmesi mümkündür. Elbette takdiri indirim yapıldıysa bunun gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Takdiri indirim nedenleri özellikle ceza alması kaçınılmaz durumda bulunan failler açısından savunmalarda indirim alabilmek adına büyük önem arz etmektedir.

YARGITAY KARARLARI

“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-5237 sayılı TCK‘ nın 61. maddesinde suça uygulanacak cezanın belirlenmesinde izlenecek yöntem belirlenmiştir. Bir suçtan dolayı 5237 sayılı TCK‘ nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkı kullanılmalıdır. Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasında “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklinde ifade edilen “orantılılık” ilkesi de gözetilmelidir. Somut olaya gelince; … yazısında, sanığın 27.08.2011 tarihinde Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olamadan 4.sınıftan ilişiğinin kesildiğinin, temyiz dilekçesinde de sanığın diş hekimliği fakültesinden hükümden sonra mezun olduğu ve diş hekimleri odasına kayıt yaptırdığının belirtilmesi ve ilgili belgelerin eklenmesi karşısında; yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden ”suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, suçun işlendiği zaman, şahsi ve sosyal durumu” şeklindeki TCK‘ nın 61.maddesinde sayılan bir kısım hususların tekrarı ile yetinilmek suretiyle sanık hakkında asgari haddin üzerinde temel ceza belirlenerek aynı Kanunun 3 ve 61. maddelerine aykırı davranılması,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK‘nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve … sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve … E., …K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

YARGITAY 19. Ceza Dairesi 2015/13393 ESAS  ,  2016/13669 KARAR
Yazı oluşturuldu 11

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön